Psikoterapi dünyasında son yılların en çok konuşulan ve en etkili yöntemlerinden biri olan EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi, özellikle travma, panik atak ve kaygı bozukluklarının tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar veriyor. Ancak bu popülerlik, beraberinde pek çok yanlış anlaşılmayı da getiriyor.
Kliniğimize başvuran danışanlarımızdan en sık duyduğumuz endişe dolu soru şudur: “EMDR yaptırırsam geçmişteki o kötü anıyı tamamen unutacak mıyım? Zihnimden silinecek mi?”
Bu sorunun kısa cevabı: Hayır, anılarınız silinmez. Peki anı silinmiyorsa iyileşme nasıl gerçekleşir? Gelin, travmaların beynimizde nasıl sıkışıp kaldığına ve EMDR’ın bu düğümü nasıl çözdüğüne yakından bakalım.
Travmatik Bir Anı Neden “Geçmişte” Kalamaz?
Günlük hayatta yaşadığımız sıradan olaylar (örneğin sabah içtiğiniz kahve veya arkadaşınızla yaptığınız sıradan bir sohbet) beynimizin bilgi işleme sistemi tarafından sindirilir ve geçmiş dosyasına kaldırılarak arşive eklenir. Bu anıları hatırladığınızda bedensel bir tepki vermezsiniz.
Ancak kaza, şiddet, terk edilme, kayıp, doğal afet veya çocukluk döneminde yaşanan duygusal ihmaller gibi travmatik olaylar beynin bilgi işleme sistemini aniden kilitler. Olay, tıpkı bozuk bir dosya gibi işlenmeden sinir sistemine hapsolur. Beyin bu anıyı “geçmişte kalmış bir olay” olarak etiketleyemez.
Bu nedenle o anıyı tetikleyen en ufak bir ses, koku, görüntü ya da düşünce hissettiğinizde; olayı sanki şu an, tam da burada yeniden yaşıyormuşsunuz gibi kalbiniz çarpar, nefesiniz daralır ve dehşete düşersiniz. İşte panik atakların ve Travma Sonrası Stres Bozukluğunun (TSSB) temelinde yatan mekanizma budur.
EMDR Terapisi Anıyı Silmez, “Duygusal Yükünü” Boşaltır
Film izlediğinizi düşünün; perdedeki korkutucu bir sahne sizi etkileyebilir ama bunun bir film olduğunu bildiğiniz için güvende hissedersiniz. Ancak travmatik anılar, sizi o filmin içine çeker ve başrol oyuncusu yapar.
EMDR terapisi, beynin sağ ve sol yarımküresini göz hareketleri (veya ses/dokunma gibi çift yönlü uyarıcılar) ile uyararak o kilitli kalmış anının kilidini açar. Sürecin sonunda şunlar olur:
- Anı hafızanızda kalmaya devam eder, olayın ne olduğunu tüm gerçekliğiyle hatırlarsınız. (Tipik bir hafıza kaybı ya da silinme yaşanmaz.)
- Ancak anıya eşlik eden korku, öfke, çaresizlik, utanç ve bedensel çarpıntı tamamen ortadan kalkar.
- Anı artık sizi yöneten bir kabus değil, “Evet, geçmişte böyle kötü bir şey yaşadım ama artık bitti, şu an güvendeyim” dediğiniz sıradan bir otobiyografik bilgiye dönüşür.
Çift yönlü uyarımın neden işe yaradığını açıklayan görüşlerden biri, bu sürecin rüya gördüğümüz REM uykusundaki bilgi işlemeye benzemesidir. Seansın amacı anıyı unutturmak değil, beynin yarım kalan işleme sürecini tamamlamasına yardım etmektir. Sürecin adım adım nasıl ilerlediğini EMDR terapisinin 8 aşaması bölümünde bulabilirsiniz.
EMDR Hangi Durumlarda Etkilidir?
EMDR sadece büyük felaketler (Büyük “T” travmaları) için uygulanmaz. Hayat kalitemizi sinsice düşüren küçük “t” travmalarında da çok etkilidir:
- Çocuklukta yaşanan zorbalıklar ve aşağılanmalar
- Özgüven eksikliği ve yetersizlik inançları
- Terk edilme ve aldatılma sonrasında yaşanan ilişki travmaları
- Fobiler (Uçak, kedi/köpek, asansör vb.)
- Panik atak ve yoğun kaygı durumları
- Yas süreçleri
EMDR, kendi kendine uygulanabilecek bir teknik değildir; travmaların güvenli biçimde işlenmesi için EMDR eğitimi almış bir klinik psikolog eşliğinde uygulanmalıdır.
EMDR’nin Yan Etkileri Var mı?
EMDR, Dünya Sağlık Örgütü’nün travma sonrası stres bozukluğu için önerdiği yöntemlerden biridir ve eğitimli bir uzman tarafından uygulandığında güvenli kabul edilir. Yine de beyin seans bittikten sonra da işlemeye devam ettiği için bazı geçici etkiler görülebilir:
- Seanstan sonraki günlerde daha canlı ya da yoğun rüyalar görmek
- Yorgunluk, baş ağrısı veya duygusal hassasiyet
- Uzun zamandır akla gelmeyen anıların ya da duyguların yüzeye çıkması
- İlk seanslarda rahatsızlığın kısa süreliğine artması
Bu etkiler genellikle birkaç gün içinde azalır. Terapinin hazırlık aşamasında öğretilen sakinleşme ve güvenli alan teknikleri bu dönemi yönetmeniz için kullanılır; yaşadıklarınızı bir sonraki seansta terapistinizle paylaşmanız süreci doğru ayarlamaya yardımcı olur. Ağır dissosiyasyon gibi durumlarda ise anıları işlemeye geçmeden önce hazırlık aşaması daha uzun tutulur.
EMDR İyi Gelmedi, Ne Yapmalıyım?
İlk seanslarda belirgin bir rahatlama hissetmemek ya da kısa süreli bir zorlanma yaşamak, EMDR’nin işe yaramadığı anlamına gelmez. Tek ve net bir travmada birkaç seans içinde rahatlama görülebilirken, çocukluk çağından gelen kompleks travmalarda süreç çok daha uzun sürebilir. Sonuç alamadığınızı düşünüyorsanız bunu terapistinizle açıkça konuşun: hedef alınan anı, hazırlık aşamasının yeterliliği ve seansların sıklığı birlikte yeniden değerlendirilebilir. Bazı durumlarda EMDR’yi Bilişsel Davranışçı Terapi ya da Şema Terapi gibi yöntemlerle birlikte kullanmak daha uygun olabilir.
Geçmişi Değiştiremeyiz Ama Etkisini Değiştirebiliriz
Yaşadığınız zorluklar sizin suçunuz olmayabilir, ancak onları taşımaya devam etmek kaderiniz değildir. Geçmişteki acıların bugünkü kararlarınızı, ilişkilerinizi ve mutluluğunuzu sabote etmesine izin vermek zorunda değilsiniz.
İstanbul Şişli ve Nişantaşı bölgesinde yer alan kliniğimizde veya Online Terapi görüşmelerimizde, uzman EMDR terapistimiz eşliğinde geçmişin yüklerinden kurtulabilirsiniz. EMDR terapisi hakkında daha detaylı bilgi almak ve iyileşme yolculuğunuza adım atmak için uzman psikoloğumuzdan destek alabilirsiniz.
Bu Konuda Desteğe mi İhtiyacınız Var?
Okuduklarınız size tanıdık geliyorsa ve bu süreci tek başınıza yönetmekte zorlanıyorsanız, bilimsel temelli terapi yaklaşımlarıyla yanınızdayız.